Emel Müftüoğlu’ndan estetik açıklaması: Psikolojik sorunlar var

2000 yılında sahneleri bırakan 90’ların sevilen sesi Emel Müftüoğlu, Günaydın’dan Tuba Kalçık’a konuştu. Müftüoğlu, sahneleri bırakma kararından geçirdiği estetik operasyonlara, aşk hayatına kadar açıklamalar yaptı.

Emel Müftüoğlu’nun açıklamaları şu şekilde:

En popüler döneminizde müziği bıraktınız. Neden?

Sahneyi 2000 yılında bıraktım. Ama hiçbir zaman “Sahneyi bırakıyorum” diye bir söylemim olmadı. 86 yılında başladığım müzik ve sahne serüvenim bence devrini tamamlamıştı. Kimseyi bıktırmadan tadında bırakmak doğru geldi o zaman ama şimdi bakıyorum sahneyi bırakmak için çok erken davranmışım. 2006 yılında da Best of albümümü yaptım. 46 yaş da Best of albümü için çok erken aslında. Bir de tabii, o yıllarda bu kadar konforlu değildi hiçbir şey. Sahnelerin doğru dürüst kulisleri yoktu. Sigara içiliyordu çok fazla ve bu beni çok olumsuz etkiliyordu. Sürekli faranjit sorunu yaşamaya başladım. Yani anlayacağınız sebepler say say bitmez… Şimdi neden albüm yapmıyorum çünkü benim de beğenilerim ve ilgi alanlarım değişti artık. Rap ve trap hayranıyım. Bu saatten sonra isterseniz rap albüm yapabilirim.

Yeni dönem şarkıları nasıl buluyorsunuz?

Bence çok güzel işler yapılıyor. Her nesil kendi çocukluğu ya da gençliğindeki şarkıları özlüyor. O şarkılarda biriktirdikleri güzel ya da acılı hatıraları anımsıyor. Buna şöyle bir örnek vereyim. Annem Erol Büyükburç dönemini yaşamış. Bütün şarkı ve şarkıcıların da öyle olmasını istiyordu. Ben ne yapsam “Emelciğim, Erol Büyükburç’un böyle bir şarkısı vardı. Bir de öyle bir şey yapsan” derdi. Şimdiki nesil de aynı öyle olacak. “Bizim zamanımızda bir Edis vardı, bir Aleyna vardı, bir Ceza vardı, bir Norm Ender vardı…” denecek. Bu isimler ilk aklıma gelenler. Say say bitmez, bir sürü iyi müzisyen var.

Kariyerinizdeki kırılma noktası nedir?

1995 ‘Hovarda’nın çıktığı yıl. Tek bir şarkının, o yıllarda kimse bu kadar çok iş yapacağını düşünmemişti. Şarkımı yayınlatamadığım kanal da vardı, buna rağmen patladı. Sezen Aksu yazdı şarkıyı. Albüm çıkarmak için 9 şarkı daha bekleyemedim ve tek şarkı olarak çıkardım. 86’dan beri Sezen’i tanırım ve hiç direkt şarkı isteyemedim ondan. Hovarda’yı da bir restoranda yazdı. Şarkıyı bir hafta içinde tamamlayıp çıkarttık. Kariyerimin en önemli şarkısıdır.

‘SEZEN İLE ÇOK GÜLÜYORUZ’

Mesleki açıdan hırslı bir insan mısınız?

Eskiden çok hırslıydım. Sezen Aksu, Sertab Erener’e şarkı verdiği zaman hırsımdan saçımı başımı yoluyordum. Hele Sertab’ın sesini çok kıskanıyordum. Sertab hastayım dediğinde komiklik olsun diye “Sana çok güzel bir kezzap hazırlayacağım onu iç” demişliğim bile var. Geçen gün Sezen ile güldük o hallerime. Şimdi o kıskançlıklarımı, hırslarımı bıraktım. Bu da Sezen sayesinde oldu. O beni bu noktada çok eğitti.

Sezen Aksu da sizin gibi sahneyi bıraktı…

Üretici tarafı devam ediyor. Ama sahneyi bırakması bence çok doğru bir karar. Sahne stres demek. Belli bir yaştan sonra böyle bir strese girmeye gerek yok. Her sahneye çıktığında çok heyecanlanıyordu. Sağlığı açısından bırakması çok iyi oldu. Bırakmasaydı sağlığı olumsuz etkilenirdi.

Sezen Aksulu paylaşımlarınız büyük ilgi görüyor…

Böyle olması doğal, insanlar Sezen Aksu’yu çok özleyip merak ediyorlar. Geçen gün yayınladığım resmin bu kadar dikkatlice inceleneceğini düşünememiştim açıkçası. Çok tatlı bir fotoğraf diye yayınladım. Kolundaki hastane bilekliği yüzünden panik oldu herkes. Oysa sadece check up yaptırmak için rutin sağlık kontrolündeydi. Hatta ertesi gün başka bir diziyi seyrederken özellikle bir fotoğraf yayınladım ki içleri rahat etsin, üzülmesinler diye. Yoksa her günümüzü yayınlama meraklısı da değiliz. Hatta seyrettiğimiz bölümün dramatik sahnesinde Sezen Aksu’nun çocuklar gibi hıçkırdığı videoyu dua etsinler yayınlamadım. Sezen Aksu empati boyutu çok yüksek bir kadın. Bir defa Sezen ile film izlerken ambulans bile çağırdık… Çok içselleştiriyor her şeyi. Film, dizi ya da haber… Sezen çok etkileniyor. Hep diyorum Sezen çok duyarlı, özel bir kadın. Bana kalsa Sezen kendisini üzecek hiçbir şeyi izlememesi gerekiyor. Çok hassas olduğu için sağlığını olumsuz etkiliyor. Ben onun kadar değilim. Görmemeye, bakmamaya çalışıyorum. Yoksa dayanamam.

22 YIL ÖNCE AŞKA KAPILARIMI KAPATTIM

Aşka bakışınız nasıl?

İnsan hayatı boyunca bir ya da iki defa aşık olur bence. Zırt pırt aşık olunmaz zaten. 22 senedir sevgilim yok. 2002’den beri… Sevgilimin olmaması beni olumsuz etkilemedi. Ben zaten çok sosyal bir insanım. Dostum o kadar çok ki. Bundan dolayı da hayatımda boşluk olmadı. Ben galiba aşka kapıları kapattım. Çok maskülen bir erkekle birlikte olurum ancak. Ama etrafımda çok böyle erkek yok.

ESTETİK YAPTIRMANIN ALTINDA PSİKOLOJİK SORUNLAR VAR

“Çok estetik yaptırdığıma pişmanım” şeklinde bir açıklamanız vardı. Estetik operasyonlar çok yaygınlaştı. Siz bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?

Ben çok bilinçsiz şekilde estetik yaptırdım. Her yerimi yaptırdım. “Şurada iyi bir doktor var” derlerdi, koştur koştur yaptırıyordum. O kadar pişmanım ki… Her seferinde narkoz alınıyor, bu bile başlı başına vücuda zarar veriyor. Ben şu an botoks yaptırmaya bile karşıyım ama eskiden asla karşı değilim diyordum. Estetik yaptırmanın altında psikolojik sorunlar yatıyor. Ünlü bir doktora estetik olmak için gittiğimde bana “Sana estetik yapmayacağım, psikoloğa gitmelisin” demişti. Ben de şimdi aynı noktadayım. Kendini beğenmediğin için zaten bu kadar çok estetik operasyon yaptırıyorsun. Psikolojik sorunun olmasa estetik yaptırmayı düşünmezsin.

ÜNLÜLERİN HAYATLARI BENCE FİLM YAPILMALI

Hayatınızın film yapılmasını ister misiniz?

Tabii isterim. Acısıyla, tatlıysa her şeyin anlatılmasını isterim. Çok eğlenceli bir hayatım oldu, özellikle de çocukluğum. Çok renkli bir çocukluğum oldu. Ünlü isimlerin hayatları bence film yapılmalı. Belgesellerden çok daha güzel gerçek hayatı anlatan hikayeler.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir